Kendine Yardım Broşürleri

Hazırlık Okulu'nda İngilizce Öğrenmek

Öğretim dilinin İngilizce olduğu Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenim görmeye hak kazanmış her öğrenci YADYOK tarafından hazırlanan İngilizce yeterlik sınavını geçmek, TOEFL ya da IELTS sınavlarından ona eş değer kabul edilen bir başarı göstermek durumundadır. İngilizce yeterliği belirlenen bu ölçütlerin altında olanlar kendi düzeylerine uygun olan Hazırlık sınıflarında öğrenim görüp bu sınava hazırlanabilirler.

Hazırlık Okulu'nda Öğrenci Olmak

Üniversite eğitimi gençler için, yaşamlarının hemen hemen her alanında önemli dönüşüm ve değişim demektir. Eğitimini tamamlayan genç, her açıdan gelişmiş; sorumlu ve yetkin bir yetişkine dönüşmüş olur. Ancak bu dönüşüm kolay olmayabilir, aşılması azim ve ciddi çaba gerektiren pek çok zorlukla karşılaşabilirsiniz.
Bu kitapçık, üniversite eğitimine Boğaziçi Üniversitesi’nde başlamak üzere kayıt olan Hazırlık Birimi öğrencilerine yeni ortamlarına uyum sağlamada ve karşılaşabilecekleri zorluklarla başa çıkmada destek olmak amacıyla hazırlanmıştır.

Arkadaşlıklar

Üniversite yaşamında arkadaşlıkların yeri çok büyüktür. Arkadaşlıklar en zor zamanlarda ayakta durmamızı sağlar ve bazıları yaşam boyu sürer. En başlarda aile dışındaki insanlarla ilişki kurmayı öğrenmek kolay olmasa da üniversite yaşamı çok sayıda ve çeşitli insanla tanışmanıza fırsat veren bir ortam sağlar. Sınıflarda, kafeteryalarda, öğrenci kulüplerinde ya da bir sırada beklerken arkadaşlıklar kurabilirsiniz.

Aile İlişkileri

Aile, insana gelecekte sürdüreceği temel ilişki zeminini hazırlar. İdeal olan, kendimizi değerli ve yararlı, duygu ve gereksinimlerimizi önemli hissettiğimiz, onları açıkça dile getirebildiğimiz bir aile ortamının olmasıdır. Bu tür işlevsel ya da destekleyici ortamlarda büyüyen insanlar, sağlıklı ve açık ilişkiler kurmaya yatkın olur, hemen her aile içinde yaşanabilen, olağan ve gelişimsel kabul edilen kuşaklara özgü görüş farklarını ve çatışmalarını aşabilirler.

Ertelemecilik ve Zaman Yönetimi

Ertelemek tamamlanması gereken bir işi yapmaktan kaçınmaktır. Özellikle öğrencilerin okulla ilgili görevlerinden sürekli olarak kaçınmalarına “ertelemecilik” denir. Üniversite öğrencilerinin önemli bir grubu ders çalışmayı, derslere katılmayı erteler; bir kısım öğrenci kronik ertelemecidir; bir kısım ise sonunda okulu bırakabilir, çünkü ertelenen her iş bir diğerini etkiler ve içinden çıkılamaz bir boyuta dönüşür.

Kendine Güven

Her insanın kendisine güven ve güvensizlik duyduğu genel bir tutumu, yaşama bakışı vardır. Kendine güven, insanın kendisi hakkında olumlu ama gerçekçi tutumda olmasıdır. İnsanlar yaşamlarının bazı alanlarında (akademik çalışma, atletizm, vb.) kendilerine fazla güvenirken, diğer bazı alanlarda (bedensel görünüm, sosyal ilişkiler, vb.) fazla güven duymayabilirler. Kendine güven kişiye ''yaşamım denetimimde'' hissi verir.

Stresle Başa Çıkma

Stres, kişinin üzerinde hissettiği baskı ve gerginlik durumudur. Bu anlamda, günlük yaşamın bir parçası sayılabilir. Üniversite öğrencileri olarak akademik beklentileri karşılamaya çalışırken, yeni ortama uyum sağlarken ya da yeni arkadaşlıklar kurarken stres yaşayabilirsiniz. Yaşadığınız stres her zaman zararlı değildir, hatta hafif derecedeki stres sizi harekete geçiren, enerji veren ve kendinizi geliştirmenize yol açan bir etken olabilir. Ancak stres düzeyiniz yüksek olduğunda verimliliğiniz düşebilir, yaşamdan aldığınız zevk azalabilir ve çevrenizle olan ilişkilerinizde sorunlar ortaya çıkabilir.

Mükemmeliyetçillik

Mükemmeliyetçilik, kişiye zarar veren, gerçekçi olmayan, aşırı yüksek beklentiler içeren düşünce ve duygular bütünüdür. Bu durum iki ucu keskin bir kılıç gibidir. Kişi hem en yüksek standartlara ulaşması hem de asla hata yapmaması gerektiğine inanır. İlk bakışta olumlu bir özellik gibi görünse de, bu durum aslında erişilemeyecek bir konuma umutsuzca erişme çabası anlamına gelir.

Depresyon

Duygularımız yaşantılarımız gibi çeşitlilik gösterir. Her zaman sevinçli, mutlu ve umutlu olamayız. Yaşamın bazı zamanlarında kendimizi depresif (çökkün); morali bozuk ya da üzüntülü hissetmemiz olağandır. “Depresif” denilebilecek bu tür bir belirtiyi göstermemiz rahatsız ya da hasta olduğumuz anlamına gelmez. Genellikle bu duygular bir durum karşısında ortaya çıkar ve birkaç gün içinde geçmesi beklenir. Ancak belirtiler fazla sayıdaysa, sağlığımızı ve sosyal ilişkilerimizi olumsuz etkiliyorsa ve uzun bir dönem boyu sürerse “depresyon” rahatsızlığımız var demektir.

İntihar

Bazen başkalarına gereksinim duyduğumuzu kabul etmek zordur. İntihar düşünceleri ve depresyonun, dünyaya ve insanlara karşı yoğun öfke duymamıza neden olan bir yanı vardır.
Eğer insanlarla ilişkilerimizden kaynaklandığını düşündüğümüz öfke ve acılarımız varsa bunun çözümü yine insanlarla olan ilişkilerimizdedir. Bu kısır döngüyü değiştirmek için insanlara gereksinimimiz var.

Ayrılık ve Yalnızlık

Ne kadar istesek de başladığımız ilişkilerin hepsi kalıcı olmaz, bazıları biter. Ayrılık olarak adlandırdığımız bu bitişi bazen biz isteriz, bazen karşı taraf, bazen de her iki taraf. Karar nasıl verilirse verilmiş olsun, ayrılıkla baş etmek zordur. Biten ilişkimiz bize çok çeşitli duygular yaşatır. Ayrılıkla birlikte gelen bu duyguların bazıları rahatsız edici olsa da, denetimimiz içinde kaldıkları sürece hepsi olağan tepkilerdir ve ayrılık sonrasındaki iyileşme sürecinde gereklidirler.

Sigarayı Bırakmak

Sigaranın içinde bulunan nikotin bağımlılık yaratıcı bir maddedir. Nikotinin bağımlılık yaratma özelliği eroin ve kokainin bağımlılık yaratma özelliğine çok benzer.
Bağımlılık bir kez oluştuktan sonra, nikotin alınmazsa gerginlik ve yoksunluk belirtileri yaşanır ve bu belirtilerle başa çıkmak için kişi sigara içme gereksinimi duyar.

Alkol Kullanmak

Alkol sık ve yaygın olarak kullanılan yasal bir madde. İnsanlık tarihi boyunca da kullanımı olmuştur. İnsanlar alkolü kimi zaman bir gıda, kimi zaman ise bir eğlence aracı olarak görmüşlerdir. Eski çağlarda dini törenlerde alkolün yeri büyüktür. Öte yandan, alkolün bedene birçok zarar verdiği ve bağımlılık oluşturabileceği bilinir. Alkol ve etkileri konusunda bilgilenmek önemlidir. Alkolün bedenimizi nasıl etkilediğini ve etki özelliklerini bilmek günlük yaşamımızda karşılaşacağımız alkolle ilgili sorunları yaşamamak için bize yol gösterici olabilir.

Kayıp ve Yas

İnsanların çoğunun konuşmaktan kaçındığı hüzünlü ve ağır bir konudur kayıp ve yas. Çoğumuz ölümden korkar, onu düşünmekten kaçınır, kendimizin ve sevdiklerimizin sonsuza kadar yaşayacağını varsayarız. Ancak er ya da geç ölüm yaşamımıza girer ve sevdiklerimizi yitiririz. Bu yüzden ölümle ve sonrasında yaşanan kederle nasıl başa çıkabileceğimizi öğrenmek önemlidir.